Kategori: kişisel

Bushido felsefesi

Felsefesini tam olarak anlamamız ne yazık ki mümkün değil. Felsefeyi tam olarak anlayabilmek için kültürel geçmişinin de genetik kodlarımıza işlenmiş olması, küçük yaşlardan itibaren belli bir hayat görüşü ile yetiştirilmiş olmamız gerektiğini düşünüyorum. Hele ki Ortadoğu dinamizminde yetişen bir vatandaşın, Uzak doğu disiplinlerini anlaması o sebeple çok mümkün ve olası gelmiyor bana.

Oğlumu ahlaki olarak doğru yetiştirebilmek için yıllardır izlediğim bir sürecin son çıkış noktası aslında Bushido. Yüzeysel olarak temel başlıklarını, yani; Gi (Dürüstlük ve Adalet), Yu (Destansı Cesaret), Jin (Merhamet), Rei (Kibarlık-Nezaket), Makato (Katıksız İçtenlik), Meiyo (Şeref) ve Chu (Görev ve Sadakat) ‘dan kısaca birer cümle ile bilgi vereceğim. Bu noktadan daha derini, oğlumu ve bizi değil, kültürün gençlerini ilgilendirdiği için sadece genel kültür amaçlı bahsedeceğim.

Devamı …

2016 yılı En’lerim

2000’li yılların başından beri eski bilişim topluluğumuzda severek yaptığım bir uygulamaydı “Yılın En’leri”.  Yıllar sonra dönüp bakınca insan,  o seneyle ilgili kişisel dinamiklerimi görmek için faydalı olacaktır diye düşünüyorum. Şu anda bile geçtiğimiz senelere bakınca, kendimde nelerin değişip nelerin değişmediğini rahatlıkla görebiliyorum. Formatı fazla değiştirmeden sadece içeriği değiştirerek devam ediyorum ;

Devamı …

Buffett’ın yayınlanan en iyi 10 tavsiyesi

Daha önce burada tavsiyelerini de  paylaştığım, geçen süre içinde bir kaç tur kitaplarını okuduğum sevgili Warren amca’nın en iyi 10 tavsiyesi’ni kendime burada not almak istedim. 2015’de yazdığım gibi Scala yayıncılığa ait Warren Buffett kitaplarını kütüphaneme toparladığımdan bu yana kendisini fanatik takip etmekteyim. Kitaplarını bir kaç tur okuduğum gibi, çevremde baskı altına alabildiğim (hehehe) herkese okutmaktayım. Okumayan ve ilgisi olmayanlara tavsiyem, geleceğiniz için bu adama kulak verin ve hiç değilse önerilerini okuyun derim.

Devamı …

Taşındık: Host Değişikliği

Yaşadığım küçük ama can sıkan sorunlardan ötürü yaklaşık 12 yıldır sitemi barındırdığım sponsor host sağlayıcım üzerinden hosting.com.tr üzerine taşımak durumunda kaldım. “Taşımak” derken, açıkcası ben elimi hiç bir şeye sürmeden, her şeyi evden-eve nakliyat formunda yeni ev sahibimin teknik ekibi yaptı. Site sorunsuz bir şekilde devreye girip içimize sinene kadar anlık desteklerini de bırakmadılar. En son saati 02:54 de hatırlıyorum.

Gerçekten her aşamasında ilginç bir deneyim oldu bu taşınma bana. Teknik tarafından daha önemlisi; müşteri memnuniyetini üst düzeyde önemseyen, bunu belli ki şirket politikası haline getirmiş, teknik kapasiteleri cidden yüksek bir ekiple Türkiye sınırları içerisinde denk gelmek beni hem şaşırttı, hemde memnun etti.  Devamı …

Blog yüzdelerim

Yazılım dünyasını izlemeye çalışırken, koca bir sene en çok hangi browserdan, en çok hangi işletim sisteminden bloga girildiğini merak etmeden, micro ölçekte de olsa sitemin nabzını tutmadan edemiyorum. 2015 yılı içinde sitemle her ne kadar  istediğim boyutta ilgilenemesem de istatistikler önemlidir. Böylece; özellikle tarayıcı, browser ve mobile savaşları için oldukça belirleyici kaynak sonuçları temin edebiliyorsunuz.

Blog yüzdelerim şöyle gerçekleşmiş; Devamı …

2015 yılı En’lerim

2000’li yılların başından beri eski bilişim topluluğumuzda severek yaptığım bir uygulamaydı “Yılın En’leri”.  Yıllar sonra dönüp bakınca insan,  o seneyle ilgili kişisel dinamiklerimi görmek için faydalı olacaktır diye düşünüyorum. Şu anda bile geçtiğimiz senelere bakınca, kendimde nelerin değişip nelerin değişmediğini rahatlıkla görebiliyorum. Formatı değiştirmeden sadece içeriği değiştirerek devam ediyorum ;

Devamı …

Yaz projemiz : Yapay Kuluçka Denemesi

Koca yaz birşeylerin peşinden koşmadan geçmezdi. Bizde elimizdeki imkanlarla nasıl bir deney, çalışma yaparız diye düşünürken oğlum Efe‘nin önerisiyle evde kolayca yapılabileceğini gördüğüm kuluçka simulatörü diyebileceğim bir gereç yapmaya karar verdik. Yaptığımız bu mini, eğlenceli çalışmanın yol hikayesinden bahsetmek istiyorum.

Kısa bir çalışma sonunda gördüm ki, oğluma karşı utanmamak ve mini-projeyi hayata geçirebilmek için bir çalışma sistemi uygulamamız gerekiyordu. DMAIC-ProcessYolun başında ancak belli bir disipline, sistematiğe uygun hareket edersek mutlu sona ulaşacağımızı öngörebiliyordum. Detaylarına girip konuyu dağıtmamak için bahsetmeyeceğim ama düzeni sağlamak için çeşitli yöntemleri ve bu yöntemlerin kullanılmasına ilişkin yol haritasını içeren bir problem çözme yaklaşımı DMAIC ile sistemimizi çalışmamıza uyguladık.

Devamı …

Bir izmitli : Santa Barbara (Nicomedia-İzmit)

İzmitli olupta Azize Santa Barbara’yı tanımayan kişi sayısı çok azdır. Bunu dini bir imge olarak değil, üzerinde yaşadığımız bu toprakların dramatik tarihi olarak adletme daha doğru geliyor bana.

Santa Barbara

1766 yıl önce 4 Aralık 235’te yaşandığı belirtilen ve hıristiyan dünyasının da kabul ettiği efsaneye göre, Hıristiyanlığı kabul ettiği gereçkesiyle 21 yaşındaki Azize Barbara o dönemin mahkemesince ölüm cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Barbara’nın başını da o dönemin zengin armatörlerinden biri olan babası Dioskourus’un kesmesini istedi. Babası Barbara’nın başını kestikten sonra, yine inanca göre o anda hava açık olmasına rağmen düşen bir yıldırımla babası da orada öldü.

Yaklaşık 100 yıl sonra Barbara İzmit’te kilise tarafından Azize İlan edildi ve 100 yıl sonra İznik’te Azize olarak ilan edilerek “denizcilerin meleği” olarak kabul edildi. Buradaki mezarı açılıp kemikleri önce 550 yılında İmparator Justinianus’un karısı Teodora’nın isteğiyle İstanbul’da birkaç yerde tutuldu. Daha sonra Ayasofya’ya götürüldü. Latin işgali sırasında ve Vatikan’a taşındı. Yine inanca göre, denizcilerin azizesi olması nedeniyle kemikleri uzun keşiflere çıkan denizcilere verildi. Kemiğinin ulaştığı şehirlere de Santa Barbara adı verildi.

Devamı …

2014 yılı En’lerim

Geçen senede burada bahsetmiştim; 2000’li yılların başından beri eski bilişim topluluğumuzda severek yaptığım bir uygulamaydı “Yılın En’leri”.  Yıllar sonra, o seneyle ilgili kişisel dinamiklerimi görmek için faydalı olacaktır.

Benim için 2014’ün kayıpları getirilerinden çok çok daha fazla oldu. Yerini asla dolduramayacağım insanları arka arkaya kaybettim. Gene’de geçmiş teamüle uyarak paylaşayım;

Devamı …

Yüzmede Hız Arttırım araştırmaları

Peter Ferdinand Drucker’ın çok sevdiğim ve hayatımın bir çok noktasında uygulamaya çalıştığım bir sözü ile yazıma başlamak istiyorum; “Ölçemediğiniz işi yönetemezsiniz”. Bu basit gibi görünen cümle, yönetim bilimleri gibi aynı zamanda mühendislik bilimininde temelini oluşturuyor.

Konumuz Yüzmede Hız arttırım araştırmaları/çalışmaları diyebiliriz. Akademik bir başlık gibi görünse de en başta açıkca belirtmeliyim ki bu konuda hiç bir eğitim yada fiili tecrübem bulunmamakta. Oğlum Efe‘nin yüzme merakı ve tüm çabasına rağmen hız konusunda yaşadığı sıkıntılarını bana dile getirmesiyle ulusal ve uluslararası kaynakları taramamla başladı bu hikaye. Bu tarama sırasında paylaşılmış tecrübe ve birikimleri derledim, toparladım. Bir çok akademik yazı, makale, blog ve eğitim içeriğine ulaştım. En temel amacım bunları henüz 8 yaşında olan oğlumun anlayacağı düzeye indirebilmek ve bu tecrübelerden faydalanarak hızını geliştirmesini sağlamak. Zaman içinde de yaşadığımız bu mini-tatlı krizleri aşmak üzere yaptığım araştırma ve  çalışmaları paylaşarak, benzer sıkıntılar yaşayan başkalarına da derman olması dileğindeyim.

Devamı …

Ballı Kayalar Tabiat Parkı gezimiz

19 Mayıs tatilini fırsat bilip ne zamandır adını duyduğumuz, burnumuzun dibinde olduğunu bildiğimiz ve gitmek istediğimiz, bir türlü gitmek için fırsat bulamadığımız; Gebze sınırları içersinde kalan, Tavşanlı’ya bağlı Ballı Kayalar Tabiat Parkını gözümüze kestirdik. Takıp fotoğraf makinelerimizi boynumuza, core ekibimizle düştük yollara.

Keyifli bir yolculuk sonrası Ballıkayalara vardık. Gözümüze ilk çarpan sakin ve huzur verici oluşuydu (ki ilerleyen saatlerde ne kadar yanıldığımızı da anladık). Makinelerimizi hazırladık ve tırmanışa başladık. 1,5 saatten biraz fazla süren tırmanış sonunda 2 şelale, onlarca doğal gölet ve bolca kurbağa fotoğrafı aldık. Eğlenceliydi! Doğa’da fotoğraf çekmek isteyenler için (özellikle ornito) iyi kadrajlar bulunuyor.

Devamı …

Kafkas’ın ateşi yakıp kavurdu

Zaman yetersizliği, gelişme dönemindeki ilgisizliğim gibi onlarca mazereti bir çırpıda sıralayabileceğim bir konu aslında. Ben daha miniminicikken ısrarla koskoca amcalar ve teyzelerin “Sen kimlerdensin? Soyunu biliyormusun?” sorularına muhatap kalmamında bunda etkisi vardır. Açıkcası fiilen aktivitelerinde bulunamasam da gönlümün bir köşesinde yatan bu konu,  sevgili ananemi kaybettiğimiz gün bir kor haline geldi. Böyle bir dönemde Kafkas Kültür Derneklerinin Kocaeli ayağını yaptığı “Geleneksel Kuzey Kafkas Halk Dansları” duyurusunu duyduk ve ailece gitmeye karar verdik.

Devamı …

Garfield Felsefesi

Site’m, kuruluş amacından çok uzaklara doğru yol almaya başlasa da bundan keyif almıyor değilim. Bu sabah detayını açıklamayacağım bir konu ile ilgili “bir iş ancak bu kadar sallanır” yorumunu yapınca kendi kendime, referans olması için Garfield Felsefesini toparlamak istedim 🙂

Öncelikle Garfield kimdir?

Garfield (wikipedia’dan direk yazıyorum), Garfield adlı karikatürün baş karakterdir. Bir İtalyan restoranı olan Mamma Leoni’de doğmuştur. O yüzden lazanya ve pizzayı çok sevmektedir. Doğum tarihi, Garfield’ın başladığı 19 Haziran 1978 tarihi olarak kabul edilir. İnsan biçiminde ve çok tembeldir. Odie’ye kötü davranır. Arlene’ye aşıktır. Nermal’dan nefret eder. Oyuncak ayısı Pooky’yi çok sever. Yemek yemeyi ve özellikle uyumayı çok sever. Şişmandır. Bencildir. Mahallerindeki postacının başının belasıdır. Garfield, aslında 29. doğum gününe kadar diyet yapmıştır. Ancak veterineri Dr. Liz Wilson doğum günü pastasını getirince Garfield dayanamamış ve “Artık bu diyeti bırakıyorum!” diye bağırmıştır. Aksini iddaa etsenizde, iyi biliyorum ki okudukça kendinizden bir şeyler buldunuz.

Garfield Felsefesinin temelleri ise şu cümlelerle rahatlıkla kavranabilir;

Devamı …

Fotoğraf Hobisine girişim

Uzunca bir zamandır Fotoğraf makineleri resimlerine bakar, iç geçirir ve istikararlı bir şekilde hep mazeret üretip ne yapar-eder almazdım. Mazeretlerim hiç bitmez ama eve döndüğümde hep iç geçirir ve eşimi deli ederdim. Buna dayanamayan eşim, son yıllarda aldığım en keyifli ve uzun soluklu olan bu hediyeyi bir internet sitesinden, cidden güzel bir kampanya kapsamında almış. Bana da artık resim çekmek düşer.

Hediyenin kötüsü olmaz, elinizi korkak alıştırmayın.

Hobi konusunda tam anlamıyla maymun iştahlı olduğumu kabul ediyorum(akvaryum, elektronik, RC…vs) . Bunu en iyi eşim bildiği için DSLR makineler arasında starter seviyesinde bir makine seçmiş. Haklı tabi, “Çabuk sıkılırsa, zararın neresinden dönsek kardır” demiştir.

Devamı …

2013 yılı En’lerim

Çok uzatmadan konuya gireyim. 2000’li yılların başından beri eski bilişim topluluğumuzda severek yaptığım bir uygulamaydı Yılın En’leri. Neden kişisel olarak devam etmiyorum ki diyerek aşağıdaki listeyi oluşturdum.

Bu sene benim için 2013’ün en’leri şöyleydi;

Devamı …

Hello World!

“Hello World!” diyelim ve klasik bir yazılımcı girişi olsun. Yazılım dünyasının parçası olduğumuz da böylece belli olsun. Tekrar ve en baştan blog tutmaya karar verdim. Blogum kuvvetle yazılım odaklı seyredecek. Müthiş ve kaliteli olması gibi bir çabamın asla olmayacağını en başta söylemeliyim. Altyapı olarak basit ve etkili olduğunu düşündüğüm wordpress’i kullanmayı tercih ettim. Tema’nın türkçeleştirme çalışması bana aittir. Orjinali için sağ altta linki bulunmaktadır.

Kişisel Logo

Boğa resminin konu ile ne ilgisi var derseniz, çocukluğumdan itibaren detaylarını başlayıp anlatmam gerekir. Ara-sıra boğa resimleri paylaşacağım, şimdilik burcum Boğa demem yeterli olsun…

Konuya giriş yapmakta ne kadar ciddi sorun yaşadığımı da görmüş/anlamış olmalısınız. Bu sorunu aşabilirsem tecrübelerimi paylaşmaktan keyif alacağım. Eleştri ve katkılarınızı bekliyorum.

O sebeple Hello World

Hakan Müştak
Software Developer

Top